Email veya
Kullanıcı Adı
:
Şifre :
Beni Hatırla:
İsim :


Onur Karahasanoğlu Onur Karahasanoğlu

Onur, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi 10 Albümü'nün bir üyesi.
Onur'un doğum tarihi 8.5.1987

Onur şimdiye kadar 17 yazı yazmış.
Onur'a şimdiye kadar 25 yazı gelmiş.

Onur'un fotoğraflarına bak    

Son olaylar

19.04.2010: Seda, Onur'a bir yazı yazdı. (yazıyı gör)
19.04.2010: Aysu, Onur'a bir yazı yazdı. (yazıyı gör)
18.04.2010: Onur, Pınar'a bir yazı yazdı. (yazıyı gör)
18.04.2010: Onur, Aysu'dan kendisine yazı yazmasını istedi. Onur'un notu: ""
18.04.2010: Onur, Taner'den kendisine yazı yazmasını istedi. Onur'un notu: ""
18.04.2010: Onur, Seda'dan kendisine yazı yazmasını istedi. Onur'un notu: ""
18.04.2010: Onur, Cemre'ye bir yazı yazdı. (yazıyı gör)
18.04.2010: Onur, Mert'e bir yazı yazdı. (yazıyı gör)
18.04.2010: Onur, Bengisu'ya bir yazı yazdı. (yazıyı gör)
18.04.2010: Onur, Üstün'e yazdığı yazıyı değiştirdi. (yazıyı gör)

Onur'un yazı yazdığı kişiler

Onur'un, Aysu Özay'ın baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Emre Özçalık'ın baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Işık Ocak'ın baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Mehmet Bolal'ın baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Pelin Teke'nin baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Seda Önal'ın baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Sema Kurban'ın baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Halil Sencer Akdeniz'in baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Taner Engin'in baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Alp Tuna Beksaç'ın baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Üstün Lütfi Yıldırım'ın baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Yiğitcan Karanfil'in baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Başak Özgen'in baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Bengisu Özçivit'in baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Zeynel Mert Asfuroğlu'nun baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Fatma Cemre Sazak'ın baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'un, Pınar Servet'in baskenttip'10 sayfasında bir yazısı var.
Onur'a yazı yazanlar

Alp Tuna Beksaç, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Yiğitcan Karanfil, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Mehmet Bolal, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Üstün Lütfi Yıldırım, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Emre Özçalık, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Onur, kendi baskenttip'10 sayfasına Tuğçe Özkan'dan bir yazı ekledi.
Fatma Cemre Sazak, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Pelin Teke, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Işık Ocak, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Onur, kendi baskenttip'10 sayfasına Can Uzunkuyu'dan bir yazı ekledi.
Halil Sencer Akdeniz, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Onur, kendi baskenttip'10 sayfasına Fırat Olcay'dan bir yazı ekledi.
Sema Kurban, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Onur, kendi baskenttip'10 sayfasına Zeynep Başaran'dan bir yazı ekledi.
Onur, kendi baskenttip'10 sayfasına Halim Can Avcı'dan bir yazı ekledi.
Zeynel Mert Asfuroğlu, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Onur, kendi baskenttip'10 sayfasına Ülkü Aşkın'dan bir yazı ekledi.
Bengisu Özçivit, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Başak Özgen, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Onur, kendi baskenttip'10 sayfasına Sırma Bilir'den bir yazı ekledi.
Onur, kendi baskenttip'10 sayfasına Sinan Canan'dan bir yazı ekledi.
Onur, kendi baskenttip'10 sayfasına Onur Kutluoğlu'dan bir yazı ekledi.
Onur, kendi baskenttip'10 sayfasına Erdinç Tepe'den bir yazı ekledi.
Aysu Özay, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.
Seda Önal, Onur'un baskenttip'10 sayfasına bir yazı yazdı.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi 10 Albümü Yazıları

Toplam 2196 kelime.
   
  Onur Karahasanoğlu sözlük tanımıyla insanoğlunun en sempatik kişiliklerinden biri olarak tanımlansa da aslında çok daha öte bir insandır. Anadolu efsanelerine göre her suratına bakana gülümseme geldiği söylenir. Bununla ilgili temiz kalpli oluşuna dayanan efsaneler olmakla birlikte, tam nedeni bilinmemektedir. Bazı kaynaklarda sakin dış görünüşünün aksine içinde yatan fırtınaları ve bunun şairane kişiliğini yarattığına dair söylentiler vardır. Mısır efsanelerinde de Onur'un adı geçer. Onur'un aslında bir tiyatro oyununda 4. duvarı kırmış bir kişilik olduğundan ve gerçek olmadığından bahsedilir. Tabletlerin tümünün keşfedilememesi nedeniyle oyunun ne olduğu bilinmemektedir ama oyunun sırrının kuşaklar boyunca gizlice aktarıldığı söylenir. Amerikan popüler kültürü Onur'u bir "Sensational Virtuoso" adlı çizgi romanda ana karakterlerden biri olarak kullanmaktadır. Duygusallığından güç alan çok yaratıcı bir klasik müzik bestecisidir. Çektiği her aşk acısı muhteşem bir senfoniye döner. Tuba virtüözü olması yanında saksafon da kullanır. Hattuşaş'ta bulunan son kalıntılara göre efsanelere konu olan Onurla ilgili gerçeği sadece yakın arkadaşlarının bildiği ve hepsinin kendisine mutluluklar dilediği söylenir...  
  Alp Tuna Beksaç - 12.04.2010  
   
  Nasıl anlatsam, Nerden başlasam Oooo, bütün isteğim sensin: Onur, Onur ahhh, Onur Onur… Yanımda olduğun zaman hislerimi en güzel anlatan şarkı bu olsa gerek. Saf huzur, dinginlik ve rahatlık (çok nadir de olsa kararsızlık)… Ne zaman bir konuda dertleşmek istesem bütün anlayış radarlarını açıp, beni dinlemeye geçen ve verdiği fikirlerle sonuca ulaşmamda yardımcı olan, ne zaman evde yalnız kalsam çat kapı gelip var olan sıkıntıları unutturan, 10 cm daha uzun olsaydı dediğim ancak o zaman benle arkadaşlık kuracağından hatta tıp yazacağından şüpheli olduğum buna rağmen dünyanın en karizma ve yakışıklı suratına sahip özel insan. Aynı frekanstan yayın yaparken etraftakiler bakarken biz kahkahalarla güldük. Tuba çaldın, fotolar çektin, model uçak uçurdun, evimi dekore ettin, bin bir farklı hobilerinle kendin oldun, hatta senin sayende tiyatroya ve oyunculuğa olan ilgimi keşfettim. Senle geçirdiğim zamanlar o kadar keyifli ve değerli ki, ne desem az. Durmak Yok Yola Devam  
  Yiğitcan Karanfil - 15.04.2010  
   
  Statik hayatın duygusal adamı. Hani içi dolu rakı bardağını dökmeden havada 360 derece çevirmeye çalışırsın ya, ya da ne bileyim kola şişesiyle bile konuşabilirsin bazı ortamlarda. Mecbur değilsin kelimeleri seçmeye zorlamana gerek yok. O an ne yapmak istiyorsan onu yap, gerekirse on tane jalepeno yersin kahkahalar atarak. Bir şeyin farkına varırkenki şaşkınlık hali bile çok heyecanlı gelir. Kapıdan görününce mekanın tadı şekerlenir. Geçen zamanın yüzü olsa gülerdi heralde. Fotoğraf, müzik, tiyatro, konser.. Rengarenk bir adamsın sen. Daha fazla geçireceğimiz anların şerefine paylaştıklarımızın önünde bir kere daha içmek isterdim. Bakınız: one more time...  
  Mehmet Bolal - 14.04.2010  
   
  Bir yandan tuba, bir yandan fotoğraf, bir yandan meslek, böyle çok yönlü çok meslektaşım yok etrafımda. Her zaman sohbetlere kendi tadını kattın, zaman zaman gülmekten kırdın beni. Farkında değilsindir haliyle, sürekli anlatırım senin ağzından çıkanları etrafımdakilere. Umarım aynı şehirde yaşar, bol bol sohbet ederiz önümüzdeki senelerde.  
  Üstün Lütfi Yıldırım - 13.04.2010  
   
  Benim son derece duygusal olan değerli arkadaşım. Sen sabırlı, hatalara ve farklılıklara karşı anlayışlı bir insansın. Öfkeni içinde derin bir yerlere gömmüşsün. İnsanlar hakkında düşünürken ve yargıda bulunurken, hele ki bu insan sevdiğin bir insan ise, kılı kırk yarıyorsun. İlerde ne olur ve ne yaparsın bilemem. Ama kendine dingin ve huzurlu bir hayat hazırladığın kesin... Emre Özçalık  
  Emre Özçalık - 15.04.2010  
   
  Dikkat dikkat! Bu bir yıllık yazısıdır. Seneler sonra okunduğunda üniversitenin ne kadar eğlenceli ve de süpersonik geçtiğini hatırlamaya yardımcı olacaktır. Ben Tuğçe Özkan olarak içtenlikle söyleyebilirim ki, Onur Karahasanoğlu tanıdığım en şakacı, eğlenceli ve de atletik doktordur. (Göbek türk kası kapsamında değerlendirilmektedir. ) Beraber geçirdiğimiz süre boyunca attığımız kahkahaları toplasak burdan köye yol olmaktadır. Biz neşe içinde köyümüze gidip gelirken, bu yıllık yazısından kendisine sonsuz sevgi, selam ve de öpücüklerimi gönderir, bana kalbi kadar temiz bu sayfayı ayırdığı için de teşekkür ederim.  
  Tuğçe Özkan - 16.04.2010  
   
  Her karşılaşmamızda istinasız her seferinde ben "hey Onur" dedim sende hep aynı ses tonuyla "naber Cemre"!! Çalışma grubu maceramızı zaten unutmak mümkün değil. Eğlenceli, düşünceli, konuşkan, hafif kaytarıcı :), fotoğrafçı, bisikletçi ve daha bir sürü farklı özelliği olan Onur, seni tanımak güzeldi. Eğlencelerin devam etsin, hayat güzel geçsin, yolun açık olsun!  
  Fatma Cemre Sazak - 15.04.2010  
   
  Terk edilmiş bir kasaba, kendi halinde, kimseye zararı olmayan, şapkasıyla yüzünü örtmüş, bar kapısında pardon arka sıralarda uyuyakalmış bir kovboy  Yol sorabileceğin tek kişi, yanıt net, öz öğrenmek istemediğin, öğrenmek gerek, başkası söylerse kızarsın, inkar edersin! Alaycı bir gülümsemeyle onur söylerse kızamazsın ve Onur tekrar uyur ama her şeyin farkında. Gergin ortamlarda bile yüzünde hep bir tebessüm, boş ver dercesine, kimseye kızmayan, kızamayan. Tebessümünü ve samimi bakışlarını kaybetmemek üzere başarılar canım arkadaşım. DR. Pelin TEKE  
  Pelin Teke - 11.04.2010  
   
  Çok renkli hayatından daldığın tıp fakültesinde fotoğrafların artık siyah-beyaz olsa da, bak bitti fakülte. Gerçi hangi insan evladı vardır ki 8 gün üst üste nöbet tutup da değil fotoğrafları hayatı kararmasın. Bunu da başardık ya, bize top çarpsa birşey olmaz.  
  Işık Ocak - 29.03.2010  
   
  Doktorum Onurum, kesinlikle daha önceden tanışmalıymışım dediğim insan. Senin gibi insanların soyunun tükenmediğini bilmek sevindirici, herkese senin gibi bir arkadaş lazım. Keşke daha çok vakit geçirebilsek senle. Bu arada bisikletle sehirde turlama fikrini unutmadım hala... Seni başkalarına övmek kolay da, seni sana anlatmak zormuş be abi. Hep böyle samimi, eğlenceli, "CAN"a yakın kal...  
  Can Uzunkuyu - 16.04.2010  
   
  Değişmez senaryoya olan minnettârlığımı vurgulamak için seni kafamdan geçirmem yeterli oluyor çoğu zaman. Öyle ki bunun için uzun uzun "Şöyle günler geçirdik, böyle zamanlarımız oldu, harikaydık valla!" bahsini açmaya da gerek yok, bunlar zaten beklenen şeyler... Lâkin bunların çok ötesinde, geyik sınırlarını aşmış sohbetlerimizi düşününce, o sohbetlerin hem dinleyen hem anlatan için neler ifâde ettiğini hayâl edince zaten güzel oluyor insan. Anlatılacak çok şey var ama lafı uzatarak asıl mesajı geciktirmek sana haksızlık olacaktır diye düşündüğümden, hülasa edersek, asıl söylemek istediğim şudur: "Abi, sen iyi bir arkadaşsın!". Bu sözü sana ilk kez son sınıfın başında söylemiş olsam da, ben hep seni böyle bildim, sen de bunu hep böyle bil.  
  Halil Sencer Akdeniz - 17.04.2010  
   
  Kendisini örümböcek adıyla tanımıştım aslında. Neyse ki kısa sürede Onur oldu benim için. O zamanlar internette "kutsal domates" adında bi fotoğrafı vardı. Domates dışında kutsal olan sebzeleri ve bu ayardaki hemen her şeyi hayatın içinde görme yetisini keybetmesini hiç istemem. Bence bu yeti insanı çok farklı kılan bir şey ve Onur'da olduğunu görüyorum. Bir doktor olarak Onur'a ihtiyaç duyanları çok iyi çok rahat günlerin beklediğini düşünüyorum. Çünkü benim bir doktor olarak ona ihtiyaç duyduğum ilk günden beri kendisi bu işi hakkıyla yaptığını ve yapacağını bana kanıtladı. Onur ya; ana bilim dalının ne olacağını çok merak ediyorum. Üroloji mi olcak acaba:) Neyse resmen doktor oldun. Aferin lan! Steteskobunla komşuları dinleme ama.  
  Fırat Olcay - 17.04.2010  
   
  Sinav onceleri msn’de tekrar yaptigim yegane arkadasim. ‘Az once dersin kabasini aldim, simdi yavas yavas ayrintiya giriyorum.. ’ diyerek sinav onceleri beni cok gulduren, stresi alip goturen komik arkadasim.. Cok yeteneklidir.. Bazen bir tiyatrocu olarak cikar karsiniza bazen takim elbisesini giyer, papyonunu takar tubasiyla birlikte orkestrada yerini alir, bazen de guzel kareler yakalama pesindedir o guzel fotograf makinesiyle.. Neyin taklidini yapiyorsa onun ruhuna burunur bir de kendinden katar birseyler, sonrasi da yukselen kahkahalar.. Ince dusunur, cok iyi niyetlidir.. Biraz utangac, biraz kirilgan.. Ama olsun.. Bu rengarenk insan her seyin ustesinden gelir.. Gorusmek dilegiyle sevgili arkadasim..  
  Sema Kurban - 17.04.2010  
   
  Doktorum civanım bitmek tükenmek bilmeyen kilo atışmaları hiçbir zaman sona ermeyecek biliyorum. Ama bunun yanında bildiğim birkaç şey daha var. Süper bir arkadaş olduğun, sendeki Türk kasını çok sevdiğim, sürekli neşeli ve güldürmeye hazır bir halde beklediğin. Seviyorum işte seni bitti, bu kadar :)  
  Zeynep Başaran - 17.04.2010  
   
  Kadim dostum, saz arkadaşım, büyük tubacı, “dum-pam pam”ların değişmez “dum”u. O kocaman tubasından çıkardığı yumuşacık, tatlı, asil ezgileri dinlemeyenlerin neler kaybettiklerini anlatmaya kelimeler yetmez. 90’lı yılların son günlerinde TED Ankara Koleji Nefesli Sazlar Orkestrası’nın bas grubunda başladı arkadaşlığımız. O günden bu güne orkestramızın sessiz ama derinden tubacısı hiç değişmedi. Hep aynı ağır başlılık, aynı neşe, aynı çılgınlık, ve tabii ki karizma. İki ortaokul öğrencisi olarak başlayan sohbetlerimiz yılların geçmesiyle doktor-ekonomist muhabbetine dönüştü. Elbette ki bundan zararlı çıkan doktor oldu :) Zira her Türk evladı gibi, ben de her türlü derdimin çözümünü bilmek zorunda olduğundan emin olarak, Onur’a danışmaya başladım. Gerek kişisel gerek orkestral sebeplerle uzmanlığını Ankara’da yapmaktan başka alternatifin olmadığını hatırlatırım. Ciğerlerinden bol nefes, kulaklarından müzik, pistonlarından yağ, elinden tuban hiç eksik olmasın doktorum. May the force be with you. (:  
  Halim Can Avcı - 17.04.2010  
   
  Çok gülüyorum ben sana ya. Harika bir mizah anlayışı, süper surat ifadeleri, baldan tatlı sohbetleri, Burhanvari konuşmaları ve şahsına münhasır kişiliğiyle gönüllere taht kuran insan. Seninle ilgili aklıma gelen anılar maalesef buraya yazılacak cinsten değil. Ancak birkaç keyword vermek istiyorum; tansaş poşeti, sidikli amca, Yiğitcan’ın evi, Pes ve son olarak Ankara Fight Club. Seninle tanıştığım ve bu harika anılara sahip olduğum için çok mutluyum. Seninle birlikte daha çok vakit geçirebilmek dileğiyle.  
  Zeynel Mert Asfuroğlu - 17.04.2010  
   
  Onurcum; Stajerlerin eeeennn yakışıklısıııı, kızların bir numarasııı... Bana bu gururu yaşattın ve sayfanda yer ayırdın. Biricik vefalı stajerim, renkli kişiliğinle seni unutmak mümkün değil. Hangi bölümü seçersen seç, çok başarılı bir hekim olacağına eminim.. Ömür boyu mutluluklar...  
  Ülkü Aşkın - 17.04.2010  
   
  Yerinde ve zamanında yapılan esprilerinle senelerce gülmekten kırıp geçirdin herkesi.. 6 sene boyunca kalbimde inişler ve çıkışlar yaşamadan yerini korudun benim için.. Hiç değişmeden, yan çizmeden, hep dopdoğru durdun.. Sevimli sempatik hallerinle herkesin seni sevmesini sağladın.. Tüm sosyal aktivitelerine bıkmadan usanmadan davet ettin, bizleri de sosyalleşmeye teşvik ettin.. Biraz da kendine özendirdin.. Bundan sonraki yaşamında da hep böyle ılımlı, sevecen, hafif delidolu, cesaretli ve özgüvenli kal.. Her şey gönlünce olsun Onur..  
  Bengisu Özçivit - 17.04.2010  
   
  Okulun ilk yıllarında kapıda durup, hadi bakalım şimdi üç sodyum dışarı iki potasyum içeri diyip bizi kapıdan geçirmeni hiç unutmuyorum:) Yerinde esprileri ile herkesi güldürebilme özelliğine sahip, herkes tarafından sevilen biri olman, müzik yeteneğin ve kendine özgü tavırlarınla her zaman bir fark yarattın. Adana genel cerrahi günleri, daha hoşgörülü olmamı sağlayan sohbetlerimiz, Öveçlerin buzlu yolları, doğal fotoğraf çekme konusundaki başarın ve Burhan taklitlerin unutulmayacaklardan. Arkadaşlığımızın hep sürmesi dileğiyle.  
  Başak Özgen - 18.04.2010  
   
  Çok sevgili onurcum; Naptın? Napcan zaten di mi, ben de napıyım işte. Geçen gün aoç’ye sucuk yemeye gittik. İlk defa oraya sensiz gittim. Bi eksik vardı, her zamanki sucuk ekmek yeme coşkusu yoktu bunu bilesin. Coşku demişken, seni tanımış olmak ve seninle zaman geçirmek benim için pek çok coşku ve neşe dolu an geçirmek anlamına geliyor biraz, bunu da bilesin. Beyaz arabanda kasislerde hoplayarak müzik eşliğinde arka koltukta, bagajda gezmeler, bilimum gıcıklaşmalar, nahlaşmalar, sırf kafa kadrajlı çirkin fotoğraf çekmeler, hatta “onur şuram ağrıyo buram acıyo beni iyileştir” temalı sohbetler bile coşkulu ve neşeli olabiliyomuş. Bu kadar geyik bi ilişki olarak tanımladığımı da düşünme arkadaşlığımızı, şaka maka az şey paylaşmadık düşününce, hatta her şeyimi bu kadar bilmenden utandığım zamanlar bile oldu. :D ama utanılcak adam değilsin, ve iyki arkadaşım olmuşsun. İstediğin gibi güzel bi hayatın olmasını diliyorum. :)  
  Sırma Bilir - 18.04.2010  
   
  Onur Karahasanaoğlu, Tıp eğitiminin ikinci yılında kendisine hocalık yapma şansına eriştiğim öğrencilerimden birisi. Fakat sadece o kadar değil elbette. Çalışma grupları adı altında iki yarıyıl boyunca çalışma yaptığımız, birlikte yiyip içtiğimiz ve bir çok şeyler paylaştığımız o güzel organizasyonlardan birisinde beraberdik Onur ile. Sayesinde (ve elbette ekibin geri kalanı ile birlikte) unutulmaz bir yıl geçirdik. Sessiz ve sakin bir öğrenci olan Onur'un cevherlerini zaman içinde hep beraber keşfettik ve bambaşka deneyimler yaşadık. Ve geçen yılların ardından artık o koskoca bir hekim... Büyümeni gururla izledim; şimdi de başarıların için gözüm en azından Facebook'ta, sevgili Onur :)) Ömür boyu sağlık, başarı ve mutluluk seninle olsun!  
  Sinan Canan - 18.04.2010  
   
  Şiki şiki baba çalıyordu. Ben bir gün öncesinde tüm gücümü tüketmiş, ayı gibi uyurken şiki şiki baba sesi uyandırıyordu beni her sabah. İnat edip uyanmama şansım yoktu lakin şiki şiki babanın kaynağı onur karahasanoğlu ranzanın üstünden beni türlü tekniklerle dürtüyordu. Artık gücüm kalmamıştı. Teslim oldum ve uyandım. Kendimi birden bahçelievlerde yürürken buldum. Yanımda yine onur karahasanoğlu bir takım medikal terimlerle besliyor bir yandan da yolumu bulmama yardım ediyordu. Dönen dünyanın güzelliğine kapılmış halde, yoldan geçen arabaları ferrari zannederek yürürken uyumuşum. Uyandığımda kendimi bir clionun içinde onur karahasanoğlunu tedirgin ederken buldum. Zaten benim için yavaş kullansa da beni rahatlatmaya çalışıyordu. Arabada uyumuşum. Uyandığımda önümde iki tane hamburger menüsü vardı, üstüne tuz gölünde köfte yiyesimiz bile vardı, sonra da aspavaya gidesimiz. Onur karahasanoğlu beni obez yapmıştı. Uyumuşum. Uyandığımda onur karahasanoğlu hipokrat yeminini tersten okuyodu. Cümle aralarında tubasıyla bişeler çalıyordu. Uyumuşum.  
  Onur Kutluoğlu - 18.04.2010  
   
  Kimi insanlar şanslıdır dostum. Kimisi zengin doğar, kimisinin sevgi dolu bir ailesi olur, kiminin de çok sağlam dostları olur. Diğerlerini bilmem ama ben dost konusunda şanslıydım. Orta okulun ilk günü yanıma oturduğunda bunu farketmedim belki... Hatırlarsın sınıfta kimseyi beğenmezdik, herkese tepeden bakardık, “salak la bunlar! ” derdik. O yıllar güzeldi, en güzel yanı birlikte olmamızdı. Aynı sırayı aynı sınıfı paylaşmamızdı. Sonra benim salaklığımdan aramıza kilometreler girdi, o üç senede nasıl bir arkadaşlık kurduysak artık, uzaktan bile iyi arkadaşdık. Lise ve üniversitede pek çok arkadaşım, samimi dostum oldu ama senin yerini kimse doldurmadı. Yıllar sonra bando için Ankara’ya gelip giderken, iyiki yedinci sınıfta Onur’u sokmuşuz bandoya dedim hep kendime. Umarım bu yıllığı okuduğunda farklı şehirlerde olmayız. Birlikte geçiremediğimiz yılların acısını çıkarıyor olmak dileğiyle... Erdinç  
  Erdinç Tepe - 18.04.2010  
   
  Güzel bir kalbi olduğuna inandığım, dışarıdan görünenin aksine duygusal, bir o kadar iyi kalpli ve beni bazı konularda en iyi anlayan (!) arkadaşım :) Birbirimize moral vermeye çalıştığımız sınav gecelerini, sonralarını, sorulabilir ihtimali olan her soruyu, her notu birbirimizle paylaşmadan rahat edemeyişimizi, birbirimize moral verişimizi unutmamızın mümkün olduğunu hiç sanmıyorum :) Dilerim ki yüzünün gülücük dolacağı, başarı ve mutluluk dolu günler senin olur...  
  Aysu Özay - 19.04.2010  
   
  Bu sınıfın hoyrat genci, sanatçı ruhu=)... Şu koşuşturmacalarım arasında az kızdırmadım seni, ama bazen de ‘’bugün çok pozitifsin sanırım dün çok iş yapmadın’’ da dedirttim.. Bense sanırım seni hiç telaşlı ve gergin görmedim ve hep geniş, mutlu ve olumlu tavrına hayran oldum.. Olaylar çığrından çıkma noktasına geldiğinde bile ‘’bir şekilde olur aman ‘’ dedin ve hep de oldu.. Tıp kariyeri haricinde yeteneklerinin farkına varmış ve bu yolda da başarılı adımlar atmış özel bir insansın sen ve bu özelliklerinle de herkesten farklı olacaksın! Bir dans dersi borcum var sana unuttuğumu sanma ama sen onu da benden önce kesinlikle halledersin.. Hayatınboyuncatümmutluluklarınseninleolması, bupozitiftavrındanvesempatikliğindenhiçbirşeykaybetmemendileğimle... Görüşmek üzere!  
  Seda Önal - 19.04.2010